Ayıplı mal sorunu ve çözümündeki seçimlik haklar


Avuket Ece Nur Öktem Köşe Yazıları

ALIŞVERİŞLERDE TÜKETİCİ AÇISINDAN AYIPLI MAL SORUNU VE ÇÖZÜMÜNDEKİ SEÇİMLİK HAKLAR

Tüketim çağını yaşadığımız bugünlerde bilinçsiz ve kulaktan dolma bilgilerle hareket etmenin alışverişlerde tüketiciyi fazlasıyla mağdur ettiğini söylemek yanlış olmayacaktır.

Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında tüketicinin yaşadığı sorunları en aza indirgemeyi amaçlayan kanun koyucu, özellikle yapılan alışverişlerde satın alınan malın ayıplı çıkması halinde tüketici açısından birden fazla hukuki çözümü düzenleme altına almıştır.

Alışverişten önce satıcı tarafından mal hakkında tüketiciye vaat edilen nitelik ve niceliğe (renk,boyut,performans,işlev vs.) yönelik özelliklerde, mal satın alındıktan sonra aykırılıklar tespit edilmesi sonucu ayıplı mal sorunu gündeme gelmektedir.

Bir başka deyişle satın alındıktan sonra tüketiciye sağlayacağı faydayı eksik kılan ya da tamamen ortadan kaldıran mallara ayıplı mal denilmektedir.
Satıcının kendi mağazasında, kapıdan teslim ile, internet ve telefon yoluyla yapılan tüm alışverişlerde tüketici, satın aldığı malın “ayıplı” çıkması halinde satıcıya kanuni süresi içerisinde gerekli bildirim ve başvuruyu yaparak;

1. Dilerse ayıplı malı satıcıya geri verip satın aldığı mal için ödediği bedelin iadesini;

2. Dilerse ayıplı malı bu haliyle teslim almayı kabul edip yalnızca ayıp oranında bedelde belirli bir indirim yapılmasını;

3. Dilerse onarılarak giderilebilecek bir ayıp ise onarılarak malın kendisine teslimini;

4. Son olarak dilerse de ayıplı malın ayıpsız, vaat edilen nitelik ve niceliğe uygun yenisi ile değiştirilmesini satıcıdan talep edebilir.

Yine tüketicinin bu seçimlik haklarından birini kullanması sonucu ortaya birtakım masraflar çıkmış ise tüketici bu masrafların da satıcı tarafından tazmin edilmesini elbette ki isteyebilir.

Seçimlik hakların kullanılması aşamasında taraflar arasında uyuşmazlık çıkması ihtimalinde tüketicinin yukarıda saydığımız seçimlik haklarından biri ile Türk Borçlar Kanunu kapsamında satıcıdan tazminat talebi saklı iken, somut olayın özelliklerine göre satıcı açısından da “orantılılık ilkesi” ile “karşılıklı menfaatler dengesi” dikkate alınmalıdır.

Yüksek Mahkeme kararları, ayıplı mal nedeniyle tüketicinin seçimlik haklarından belirlediği talebin satıcı tarafından yerine getirilme yükümlüğünü ifade etmişse de bu talebin, satıcıyı hakkaniyete aykırı ve orantısız güç bir duruma sürüklememesi gerektiğinin altını çizmiştir.

Karşılıklı denge unsurunun önem kazandığı somut olaya göre farklılık gösterebilen durumlar bir yana, temelde tüketici lehine kanunen tanınmış seçimlik hakların bilincinde olmak oldukça önem arz etmektedir. Satıcı ile uyuşmazlık yaşanması ihtimalinde kanunun tüketiciyi koruduğu dikkate alınmalı, olası mağduriyetlerin önüne geçmek adına ivedilikle hukuki yollara başvurulmalıdır.

Haklarımızın bilincinde olduğumuz nice güzel günlere…

Av. Ece Nur ÖKMEN

25.01.2021

Önceki yazıları

Avukat Ece Nur Ökmen tüm köşe yazıları için TIKLAYIN